4 Ekim 2010 Pazartesi

Frank "The Special One"

Cuma akşamı maç saati geldiğinde, kötü beklediğim Karabük Stadı'nın zemininin berbat olduğunu fark ediyor, üstüne bir de Galatasaray'ın sahaya çıkan ilk 11'ine görünce sarı kırmızılıları çok zor bir 90 dakika'nın beklediğini rahatlıkla anlayabiliyorduk. Ayrıca şurası kesin. Rijkaard psikopat bir adam. Takımın en iyi 2 futbolcusunu (Arda ve Baros) Karabük'e götüremeyeceğini bile bile bunun üstüne bir de fantezi yapıp son 4 maçta defansı toparlayan Servet'le papaz olması bu sölediğimin en önemli kanıtı...

Maça dönersek, hakem Aytekin Durmaz oyuna çok hızlı başladı. Daha 2. dakikada gelişen Karabükspor atağında demarke pozisyonda kalan Aytekin Hoca, Neill'ın yaptığı  faul'le alakası olmayan müdahaleye, şık bir hareketle penaltı noktasını gösteriyor ve Cernat'a asistini yapıyordu. Hemen arkasından 12. dakika'da kazanılan serbest vuruşta Cernat direği buluyor, dönen topu Hakan Özmert ağlara göndererek iki takım için maçı  o an'da bitiyordu. 27. dakika'ya gelindiğinde Rijkaard'ın maçı kurtarmak adına yaptığı Cana-Aydın değişikliği görülmeye değerdi. Sahada oynanan kötü futbolu bu müthiş müdahaleyle döndürmeye çalıştıysa da ilk yarı bu skorla tamamlanıyordu.

İkinci yarı boyunca da Cernat'ın etkili paslarını, Emenike'nin Gökhan Zan'ın başını döndüren driblinglerini görmeye devam ediyorduk. Galatasaray ise maçın ancak 2/3 sona ererken  yakalayabiliyordu ilk önemli pozisyonunu. Sağ taraftan gelişen atakta Pino'nun ortaya çıkarttığı topa çok kötü vuruyordu Bosnalı. Aslında bu kaçan gol aniden 2 takımı da uyandırdı. Galatasaray "3 büyüklerden" biri olduğunu hatırlayıp hücum varyasyonlarını denemeye başlarken, Karabük'te "anadolu takımı" kimliğinin farkına varıp skoru korumak adına geriye yaslanmaya baslıyordu. Bu bölümde sarı kırmızılı ekip rakibinin üstüne çok etkili gidemediyse de, 77.dakika'da Barış'ın tek başına yarattığı pozisyonda topu ağlara yollamasıyla durumu 2-1' e getirip umutlanıyordu. Gol'den itibaren oyun, artık Emenike'ye kontra atılan toplarla Galatarasay'ın organize olamayan atakları arasında geçti. Bu ataklardan birinde 90+1 oynanırken H.Kewell yakaladığı %100'lük gol şansını değerlendiremiyor ve maç 2-1 ev sahibi takımın üstünlüğüyle sona eriyordu.

AKILDA KALANLAR
*Harry Kewell'ın hakem Aytekin Durmaz'a daldı dalacak ruh hali
*Sabri'nin  bir kez daha duran toplarda ne kadar etkili bir oyuncu olduğunu 70 milyona göstermesi
*Lig Tv Spikeri'nin Florin Cernat'a Obafemi Martins muhamelesi yaparak 35 yaşında demesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder