4. dakikada gelen santra işareti, tam 70 dakika boyunca süreceğini sonradan anlayacağım, çocukken öğle vakitlerinde yaşadığımız "ee yemeğini yedin şimdi uyuyacaksın ki yarasın" dejavularının da başlangıcı olmuştu sadece. Bursaspor bu olayı eline fırsat ne zaman geçse yapıyor 2 sezondur. Atıyor, uyutuyor. Tribünde öyle bir dalmıştı ki, yardımcılarından biri dürtüpte Elm sokağından çıkarmasaydı Bülent Hoca' yı son 20 dakikadaki hızlı futbolu da göremeyecektik muhtemelen. Takımlar sahaya çıkarken 2 ekibinde forma göğüs reklamlarının olmaması normal karşılabilir. Benim için düşündürücü olan ise bu ekiplerden birinin geçen sezonun şampiyonu, yeni sezonda puan kaybetmemiş olması ve Şampiyonlar Ligi oynamasıydı sadece... Maça dönersek 30. saniyede ki Ozan İpek ile Koray'ın tartışmalı penaltı pozisyonu basketbolda ki karşılıklı faulü andırıyordu. Anladığım kadarıyla hemen ardından gelen gol bizden çok Hüseyin'i şaşırtmıştı aslında. Eski Trabzonlu golü attığında "ne oldu?" der gibi bir surat ifadesine bürünmüştü ceza sahasında. Gol'den önce dikkate dair ilk şey Bursaspor'un duran top organizasyonlarında 6 adamla karşı kaleye gidiyor olmasıydı. Bir önceki yazıda da belittiğim gibi bu tip işleri iyi çalıyor bu takım. Bunun dışında ilk 45 dakikaya sığan Emre'nin Bucaspor adına değerlendiremediği pozisyondu. Nunez tutuktu. Kapalı kutu Steinert görevini yaptı "kumaşı iyi" mevkisine terfi etti bende...
İkinci 45 dakika başladığında İnsua ve Sercan'ı gördük sahada. Kranometre 70. dakikaya dayandığında Atatürk stadında duyulan esneme sesiyle uyandığını anladığımız Bülent Uygun yanindakilerden birine " yine mi 1-0 kardeşim yeter gari !" diyip cep telefonuna sarılarak kulübeye hücum emrini verdi. 4 sezondur en iyi yaptığı, arkada iyi kapanalım topu Mehmet Yıldız'a (Manucho) şişirelim taktiğinden vazgeçen Bülent Hoca'ya Ertuğrul Sağlam da arkadaşlar arkayı dolduralım taktiğiyle karşılık verdi. Bu andan itibaren sahada sadece İnsua, Sercan ve sonradan katılmasıyla Volkan Şen'in 3'lü atak kombinasyonlarını izliyor olduk. Arjantinli biraz şanslı, Sercan biraz daha becerikli olabilseydi... Ya şu Sercan, halısaha takımımıza yan mahalleden bir arkadaşımızın "süper yetenek" diye getirttiği, pas vermesi gereken yerde şut çeken, şut çekmesi gereken yerde pas vererek bütün takımı çıldırtan bir adama ne kadar benziyor. Bir futbolcu 3 senede hiç mi koordinasyonunun, oyun zekasının üstüne koyamaz anlamak mümkün değil. Bu arada Bucaspor döndüğü bu haldur huldur futbolu sırasında Dady ile %100 'lük bir gol'den de olmadı değil.
Neticede 1-0 kazandı yeşil beyazlılar. Sahanın en iyisi İbrahim Öztürk, İvankov'un yokluğunda yedek kaleci Yavuz ise "bombaydı". Hüseyin Göçek verdiği kararlarla bu basit maçta dahi dengeyi tutturamadı. Bucaspor ilk deplasman yenilgisini yaşarken, Bursaspor hem 3 puanı aldı hem de önemli futbolcularını dinlendirmiş oldu.
AKILDA KALANLAR
*Bucaspor'lu Koray'ın teke tekte Ozan İpek karşısında Adnan Şenses hareketleriyle fakeleri
*Phantom kamerasında Ediz'in meşin yuvarlağı yemeğe çalışması ve Ömer Erdoğan'ın ahenkle dalgalanan saçları

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder